Etiketler

7 Aralık 2011 Çarşamba

bu nasıl lahana, bu nasıl turşu gibi bazı sorular soruyorum

hepimiz totem yapıyoruz di mi? çok uzun süre, toplum nezdinde deli olarak yargılanmama sebebiyet vereceğini düşündüğümden sakladığım bir gerçek oldu bu. ama teoman "çizgilere basmadan yürüyen insanlar"ı deşifre ettiğinden beri sadece kendimizde olduğunu sandığımız anormalilerin hepimizi ele geçirmiş olduğunu gördük. aynayla konuşmak falan, bunlar hep normal şeyler. öyleler?=)
ama ben totem olayını çok yanlış anlıyorum. totemin mantığı -hepimizin bildiği üzere=)- olmasını istediğin bir şey için, adak adamaktır. ama ön koşul bu adağın çok saçma olmasıdır. mesela ağzında aşırı naneli sakız var diyelim, onu yarım saat boyunca çiğnememek olabilir bazen. bazen de 10 dakika yerinden kıpırdamadan karşıya bakmak olur. öyle olur?=)
neyse, diyelim ki ben totemi yaptım. olmasını istediğim bir şey için 3 gece boyunca saçımı örerek yattım. 3 gün sonra bir şeyin olmasını istiyorum. hah, işte o 3 gün sonra ben artık o şeyin olmasını istemiyorum. o iş de olmuyor zaten.
e ama böyle anlaşmamıştık?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder