Etiketler

1 Kasım 2011 Salı

alaam, allaaaam, aaaaaaaaaaaaaaaaaaa!

başarıyla aramda bir problem var sanırım. bazı insanlar doğal olarak başarılılar. ve o insanları hayranlıkla izliyorum. ben de yapayım diyorum, olmuyor. yapamadıkça afakanlar basıyor, bazen iflas ediyorum, bazen hırslanıyorum. sonra yine yapamıyorum. merhaba, ben mario oynayan kız=)
bugüne kadar çeşitli çıkarımım oldu başarılı insanlardan. önceden her şeye elini atar atmaz başaran insanları başarılı atfetmiştim, zaman ilerledikçe bunun böyle olmadığını, bir işi başaran insanların özellikle bir yönünün gelişmiş olduğunu, diğer yönlerinin bunun arkasında kaldığını farkettim. biliyorum, çok sürpriz değil, ama benim idrakım geç oldu. bu noktada söylemek istiyorum ki, bütün insanlık, hepiniz çok sinsisiniz, ben sağda solda deli gibi bunu da yapmaya çalışayım, bunu da yapmaya çalışayım derken, oh, siz kimliklerinizi oturttunuz, hiç haber veren yok! bir baktım çevreme, okuduklarınız, giyindikleriniz, izledikleriniz hatta neredeyse yedikleriniz bile tutarlı ve size işaret ediyor. ben dolabımı açsam 9 ayrı kadını giydiririm. bir kaç erkek de giydirebilirim belki...
neyse, zararın neresinden dönülse kar diye düşünerek, kendimi incelemeye başladım. yaptığım projeleri inceledim mesela, çünkü onlar benim ürünlerimdi. okuduğum kitapları, dinlediğim müzikleri, bugüne kadarki tüm arkadaşlarımı inceledim. kıyafetlerimi, sevdiğim yemekleri, ilgi alanlarımı...
bu konuda bana en yardımcı olan lastfm oldu çok sağolsun, dinlediklerimin envanterini tutup kategori ettiği için. ama ya ötekiler? bir kere bir arkadaşım bana hediye almakta zorlandığını, çünkü çok belirgin bir özelliğim olmadığını söylemişti.
incelediklerimden gördüğüm kadarıyla ben her şeyi iyi yapacağım derken hiçbir şeyi iyi yapamamışım. bir çaba seziliyor öte yandan. benim tüm hayatım bir jüri özel ödülü bence.
ölünce mezar taşıma, "denemişti" yazarsınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder