Etiketler

3 Temmuz 2012 Salı

gelinliğiyle işeyen kirsten dunst

ara bir sokakta, dükkanın önünde arkadaşımı beklerken bir araba geri geri gitmek suretiyle kovaya çarptı, sonra araba istop etti ve çalışmadı. etrafta kimse yoktu ve adamın arabayı çalıştırabilmesi için birinin itmesi gerekiyordu.
--dışarıdan görünen;
adamın biri geri giderken arabayı çarpıyor, marş basmıyor, yardım edecek kimse de yok, karşı kaldırımda yeşil elbiseli, topuklu ayakkabı giyinmiş bir kız var ve araba çalışmadıkça adam mahcup oluyor, kız da "uff gerizekalı, aptal gibi çarptı arabayı, galiba beni kesiyo bi de salak :sss" diye düşünüyor.

--içimde yaşadığım
adam geri giderken arabayı çarptı. arabanın da marşı basmadı. bi yardım eden yok mu diye bakındım, yoktu, bir tek ben vardım. sonra elimi çekince uçan elbise eteğime ilişti gözüm, vazgeçtim. zaten bir kız olarak benim araba itmem yakışık almazdı. ama o tümseği geçse gidecekti, şimdi bunun kızı-erkeği mi var, insaniyetin kızı-erkeği mi var, fakat elbise var, var ve uçuyor, bari adamın yüzüne çok bakmayayım da, eli ayağına dolanmasın, ama yazık ya hakkaten, şu bakkalın oğlu gelmez mi acaba, of begüm de çıksın artık, terziye dikişi mi öğretiyor, keşke bugün elbise giymeseydim ya valla yardım ederdim.--gibi düşüncelerin arasında acılara gark oluyordum.

iç dünyam sürekli böyle saçma sapan çalkantılar içindeyken, dışarda hiçbir şey olmaması? aslında bu çok uzun bir konu tabi. böyle de bir şey var diye anlatasım geldi blog. kıssa yok. hisse yok. bir takım anılar. coşkun sabah. siyah saç, ağaçlıklı yol, ut. dut. büyükbabam. bıyık. bazı tarz erkekler. bomonti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder