
yıllardır hiç bu kadar işim olmadığı olmamıştı. yani işlerim yine var, hem de pek çok, fakat erteleme lüksüm var. bu ertelediğim süreci ise kendime çaktırmamak adına tek bir günmüş gibi yaşıyorum. mesela son 4 günümü yataktan hiç çıkmayarak sürekli internet başında geçirdim. ailem de duruma alışmış ki annem yemeğimi yatağıma getirdi. biraz utandım ama anne yani sonuçta, anneyle ayıp olmaz, di mi?=)
yarın hayata yeniden atılmayı düşünüyorum. belki sabah uyanıp bakkala falan giderim. bu gün kendimi hiç o modda görmedim mesela. aseton almam lazım 3 gündür, çıkasım yok. yarın gideceğim.
aslında bahsetmek istediğim şu, bu 4 gün beni sosyal ağ bağımlısı yaptı. sanırım hayatımda daha önce böyle bir döneme girmemiştim. sanki facebook ve twitter duvarları bana ait. insanlar yorum yaptıkça ayıp olmasın diye geri cevap vermem gerekiyor? bir saat falan durgunlaşınca bu akış, moralim bozuluyor, ortam hareketlensin diye resim paylaşıyorum, yıllardır selamlaşmadığımız arkadaşlarıma sanki diyaloğumuz hiç kesilmemişçesine yorumlar yapıyorum, blogları okuyorum, çok lazımmış gibi aklıma geleni yazıyorum, hatta, bugün bir gazetede bir halk forumuna bile katıldım. dün de olabilir bilmiyorum günler birbirine çok benziyor. msn de hiç eskisi gibi değil, nerede o eski msnler?
aslında bahsetmek istediğim şu, bu 4 gün beni sosyal ağ bağımlısı yaptı. sanırım hayatımda daha önce böyle bir döneme girmemiştim. sanki facebook ve twitter duvarları bana ait. insanlar yorum yaptıkça ayıp olmasın diye geri cevap vermem gerekiyor? bir saat falan durgunlaşınca bu akış, moralim bozuluyor, ortam hareketlensin diye resim paylaşıyorum, yıllardır selamlaşmadığımız arkadaşlarıma sanki diyaloğumuz hiç kesilmemişçesine yorumlar yapıyorum, blogları okuyorum, çok lazımmış gibi aklıma geleni yazıyorum, hatta, bugün bir gazetede bir halk forumuna bile katıldım. dün de olabilir bilmiyorum günler birbirine çok benziyor. msn de hiç eskisi gibi değil, nerede o eski msnler?
böyle bir hayat da varmış yani gerçekten.
bir de uzun süre twittera yazmadığımda hep ilk yaptığım yorum beni çok geriyordu. sanki bir grup insan kendi içinde konuşuyorlar da ben bir şey deyince bana bakıp "pff" deyip kafalarını çevirip kendi aralarında konuşmaya devam ediyorlar gibi hissediyordum. bu hislerimde çok haklıymışım! çünkü gerçekten şu an o timelineın aktığı duvar bana ait. biz bir güruh insan burada rahatlıkla konuşuyoruz, aklımıza geleni yazıyoruz. çekinerek, çok düşünerek, imlasına dahi özenerek yazan insanı ise anlıyoruz hemen. merhaba=) Aborjinlerle beraber yaşamış "bir çift yürek" yazarının hissiyatları içerisindeyim.
son olarak, takip ettiğim bloglardan birinin sahibi bir süredir yazmıyor, dün kendisini rüyamda gördüm, ben sürekli girip okuduğum için sıkılmış, yazmayacakmış artık, blogunu kapatacakmış. büyük bir pişmanlıkla uyandım.
böyle böyle şeyler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder